Tam Sürüm Bilgini Göster : Fıkralar
Fıkra..:D
Anadoluda Bir kentte Adliye Sarayının karşısında “Yalancı Tanıklar” kahvesi varmış.
Yalancı tanık arayan iş sahibi gidip biriyle anlaşıyormuş. Adamın biri girmiş kahveye bakınırken birisi sokulmuş hemen.
-Yardımcı olabilir miyim? ...Nedir sorun?
-Bir alacak davası,
demiş adam.
-Hala vermedi değimli o namussuz herif paranızı!
Adam biraz çekinerek
-Parayı Benden istiyor.
demiş adam. Hemen yetiştirmiş herif lafı
- Kaç kez vereceksinin parayı beyefendiciğim, kaç kez vereceksiniz.
:8: :8: :8:
Fıkra...:D
Bektaşinin biri ramazan ayında, oğluyla beraber değermende un yaptırmak için eşşeklerini buyday yüklerler ve düşerler yollara..
Tam iftar saatinde köyün birinden geçerken köylüler yemek yedirmeden sallamazlar..
Yemek yedikten sonra bektaşi oğluna derki..
......-Oğlum adamların yemeklerini yedik bari ayip olmasın iki rekat namaz kılayımda öyle gidelim bari der..
Cemaatla birlikte giderler camiye. Bektaşi bu nerden bilsin teravi namazının o kadar uzun sürdüğünü kıl kıl bitmez kıl kıl bitmez Bektaşi dayanamaz, ceketini çıkarır duvara asar ve dışarda eşşeklerle yüklü bekleyen oğluna bağırır.....
-Ulaaa oğlum Ahmet sen git değermende sıraya gir... Bu iş iddaaya bindi sabaha kadar namaz kılmayanın
:8: :8:
Fıkra
Öbür tarafta, Cennetle Cehennemdekiler aralarında anlaşırlar ve cennet ve cehennem arasına köprü yapmayı kararlaşrırırlar. anlaşmaya göre köprünün yarısını cennettekiler yarısınıda cehennemdekiler yapacak. Bu anllaşma üzerine cehennemdekiler yarıya kadar köprüyü getirmişler fakat cennet tarafından tık yok bunun üzürine cennettekilere bağırır cehennemdekiler, neden köprüyü yapmıyorsunuz diye. Cennetten birisi cevap verir burada hiç mütait yok hepsi sizin otarafta
:8: :8: :8:
Fıkra..:)
Oflu Hoca'ya sormuşlar...
-Hoca dün gece Kadir gecesiydi. Haşım öldi, bu mübarek gecede! Bugünde Cuma. Gömdik oni. Cennete gidermi?
-Eee mübaren cumadur; gider demiş hoca!
-Ama bu herif ehlaksuzdu. İçer, karıyı döver, çocukları döver! Eee kul kusursuz olmaz! Hoca efendu, hırsızdıda bu herif. Kaç kez yakaladuk Dövdük oni. Gidermi Cennete?
-Allah oni görmeyi mi? takdir bu! Gider!
-Ama Hoca eferndi ehlaksızdıda bu herif. İlkokulların önüne gider: küçük çocukları gandururdu şekernen. Bu herifi Cumadur diye Cennete alırlar mı?
Hocanın tepesi atmış.
-Eeee Mübarek Cumadur alırlar, alırlar da Cumartesi Anasını s......... ler
demiş.
:8: :14: :8:
fıkra:)))
Bektaşi camiye gitmiş. hoca konuşuyor:
-şarap içenler öbür tarafta her türlü ceza...yı görecek. şarap içmeyenler her türlü sefayı sürecek. hatta her birinin emrine 40 huri verilecek. huriler şöyle güzel, böyle hoş olacak. şarap içenlerin ise içtikleri her şişe şarap sırat köprüsünden geçerken boyunlarına asılacak!
Bektaşi dayanamayıp seslenmiş:
- hoca efendi, şişeler dolu mu olacak boş mu?
Hoca gürlemiş:
- bre zındık sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane mi sanırsın?
Bektaşi hızlı bir şekilde itiraz etmiş:
- Peki hoca, adam başı kırk huri ile sen öbür tarafı Kerhane mi sanırsın?
:8: :8: :8:
Çağın Fıkrası..:confused:
Adamın biri New York, Central Park`ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır.
Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir. Sarılıp teşekkür etikten sonra `Sen` der `bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak;
_Cesur New York`lu küçük kızın hayatını kurtardı.`
Adam `Ama ben New York`lu değilim!` der.
Polis `Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar;
_Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı` cevabını verir.
`Ama ben Amerikalı da değilim` der adam artık şaşırarak. Polis `
_Ya, o halde nerelisin?` diye sorunca adam cevap verir;
_`Ben Iraklıyım!`
Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır;
_`Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.`!
:confused: :confused:
FIKRA :)) Papa :))
Papa makam otosuyla Roma'da dolaşmaktadır. Bir süre sonra canı sıkılır ve şöföre... durmasını söyler. Soförü arkaya geçirir ve arabayı kendisi kullanmaya başlar. Araç kullanmanın zevkine varınca hız yapmaya başlar. Hız sınırını aşınca da tabi ki radara yakalanir. Trafik polisi çevirir, arabayı kenara çeker. Polis arabanın penceresine eğilince afallar ve durumu merkeze aktarmak için telsizine davranir.
- Amirim bir oto çevirdim, ama içinde çok büyük bir adam var. Ne yapayim?
- Vali mi?
- Daha büyük.
- Başbakan mı?
- Hayır daha büyük.
- Amerika Başkanı mı?
- Hayır daha büyük.
- Daha büyük kim var oğlum?
- Bu adam kim bilmiyorum ama makam soförü Papa!!! :))
:8: :32: :8:
fıkra
Kaliteli şarap üreten ünlü bir firmada çalışan çeşnicibaşı ölür, yerine yenisini... bulmak için ilan verilir. İlanı gören kirli görünümlü, saç baş dağınık, tam bir ayyaş başvurur. Patron; bir taraftan paspal görünen bu adamı başından nasıl defedeceğini düşünürken, diğer taraftan da onu sınamaya karar verir. Ona içmesi için bir bardak şarap verirler. Sarhoş adam bardağı kafasına diker;
— Muscatel kırmızı üzüm!! Güney yamaçlarda büyümüş, 3 yıllık ve çelik kaplarda olgunlaştırılmış…..
Patron şaşırır:
— Doğru! der ve ikinci bardağı uzatır. Bizimki yine bardağı kafasına diker ve dilini şapırdatır;
— Bu da güney-batı eğimli yamaçlarda yetişmiş Cabarnet kırmızı!!!, 8 yıllık ve meşe varillerde saklanmış…
Şaşkınlığı daha da artan patron:
— Doğru! der ve sekreterine göz kırparak bir şeyler ima eder. Patronunun ne dediğini anlayan sekreter doğru tuvalete gider ve beyaz şaraba çok benzeyen bir bardak dolusu idrarla geri döner. Bizim sarhoş düşünmeden bu bardağı da kafasına diker:
— Hımmm.. Bu bir sarışın!! Hem de26 yaşında ve üç aylık hamile!! Eğer bu işi bana vermezseniz babasının adını da açıklarım!!..
:8: :32: :8:[/QUOTE]
fıkra:)))
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan, hacca gitmek için yola çıkmışlar. Va...n'a gelmişler.
Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler.
O köyün de imamı yokmuş.
Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini, imam yapmaya karar vermişler.
''Bu insanlar hacca gidiyorlarsa, boş insan değillerdir'' diye düşünmüşler.
Nitekim tekliflerini, içlerinden birisi kabul etmiş.
Her yıl, 400 koyun verilecekmiş imama.
Adam ''hacca gidip masraf yapacağıma, burada kalıp, yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum'' diyerek işe başlamış.
Köylü camide toplanmış, namaz kılınacak.
Sayın İmam, başlamış namazı kıldırmaya:
- ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 koyun verdiler bana, Allahuekber!''
Bu, günlerce aynı biçimde devam etmiş.
Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında:
- ''Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mı yanlış kıldırıyor? Bunu gidip, Müftü'ye soralım.''
Sayın Müftü, has Trabzon'lu!!
Müftüye gelen halk, her şeyi anlatmış.
Müftü köylüye dönerek:
- ''Siz şimdi, hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim'' diye emir verir.
Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır.
Tabi ki Sayın Müftü de camidedir.
İmam namazı kıldırmaya başlar.
Birinci rekat:
- ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 koyun verdiler bana, Allahuekber!'' der hoca.
Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur.
İmam, ''yakalandım, herhalde!'' diye korkmaya başlar.
İkinci rekatta, sözlerinde biraz değişiklik yapar:
- ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana,yarısı bana.. Allahuekber!''
Namaz bitince, köylü Müftüye dönerek
- ''İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor?'' diye sorar.
Müftünün cevabı:
- ''Haçan, birinci rekatta biraz şaşırdı ama ikinci rekatta işi düzeltti..
:8: :32: :8:[/QUOTE][/QUOTE]
FIKRA :))
Evlenme hazırlığı içindeki çift trafik kazasında ölüp Cennet'e giderler. Damat a...dayı durumlarını görevli meleğe anlatarak Cennet'te evlenip evlenemeyeceklerini sorar.
- Bir bakayım' der görevli melek.
Aradan üç ay geçtikten sonra Melek gelir ve mağdur çifte sevinçli haberi verir:
- Herşey ayarlandı, sizi evlendirebiliriz!
Damat adayı, peki der, 'Biz düşündük de; acaba evliliğimiz yolunda gitmezse boşanabilir miyiz?'
Görevli melek gök gürültüsünü andıran sesiyle kızgın bir cevap verir:
- Siz manyak mısınız? Cennet'te nikahınızı kıydırabilmek için tam 3 ay dolaştıktan sonra bir imam bulabildim. Cennette bir avukat bulmak ne kadar sürer hiç tahmin edebiliyor musunuz..:D
:8: :32: :8:[/QUOTE][/QUOTE][/QUOTE]
Fıkra....
Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki,
kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil
hiç kimse sokağa çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına
gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
- 'Ula Hasso, ahali bakiy mi...? '
- Hasso cevap verirmiş:
- 'Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.'
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış 'Abdullah Cizrelioglu' .
Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
- 'Hala bakirler mi...? '
-'He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler.'
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso'ya:
- 'Ahali bakir mi...?'
-'He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.'
Ağa 'Abdullah' diye adini , arkasından 'Cizrelioglu'
diye soyadını yazmaya başlamış ki;
kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat.....!
- Halka rezil olmak var.
Alçak sesle Hasso'ya sormuş:
- 'Bakirler mi...?'
- 'He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle.....? '
Ağa çaresiz:
- 'Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu.' diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın
kulağına eğilip :
- 'Ağam' demiş, 'Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin
aptal dedin. ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki,
hele bi ucuni tut da yazının devamını sen yaz.'' ...
:confused: :D :28: :8:
Fıkra ...
Bir gün Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar..
Yürürlerken önler...ine, bir tabela çıkmış.
" Dünyanın En Güzel Kadını" Yarışması yazıyormuş üstünde.
- Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses..
Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses'e sormuş Süpermen ve Pinokyo.
— Eeee, nasıl gitti?
— Birinci oldum, demiş Pamuk Prenses.
Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha."Dünyanın
En Güçlü Adamı" Yarışması yazıyormuş üstünde.
—Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Süpermen.
Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Süpermen'e sormuş Pinokyo ve Pamuk Prenses.
— Eeee, nasıl gitti?
— Şüpheniz mi vardı?, demiş Süpermen.
Yürüyüşlerine devam ederken önlerine bir tabela daha çıkmış."Dünyanın En Yalancı İnsanı"
Yarışması yazıyormuş üstünde..
—Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pinokyo.
Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde
dönen Pinokyo'ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.— Ne oldu?
Pinokyo;
—KİM ULAN BU TAYYİP DENEN ADAM !
:8: :8: :8:
Mutlaka [Oku]
Kadının biri kocasına:
- Kocacım musluk damlatıyor tamir edermisin , diye sorar.
A...dam:
- Banane ben musluk tamircisimiyim der.
Kadın bi başka gün:
......- Kocacım salondaki priz çalışmıyor bakarmısın , der.
Adam:
- Banane ben elektikçimiyim der
Yine başka bi gün kadın:
- Kocacım kapının biri kapanmaz oldu yaparmısın? der.
Adamdan yine aynı cevap gelir:
- Banane ben marangozmuyum.
Bikaç gün sonra adam akşam işten döner ve bir bakar musluk yapılmış priz çalışıyor kapıda kapanıyor. merak eder ve karısına sorar:
- Kim yaptı bunları?
* Karşı komuşumuz mithat bey.
- Ama karıcım o şerefsiz , karşılıksız bişey yapmazki.
* Tabi yapmaz. Bu işler karşılığında bana "ya bana pasta yaparsın yada benimle yatarsın " dedi zaten.
Adam tedirgin bi şekilde sorar:
- Tabi sen pasta yaptın demi karıcım?
* Niye ben pastacımıyım?
:8: :8: :8: :8: :8:
FIKRA
Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş.
Öğleden sonra gökyüzü kararm...aya başlamış.
—”Allah’ım, ne olirsen ekinim gurumadan yagmurunu yagdirma! ”
—”Allah’ım, birkaç gün daha yagmurunu yagdirma, ne olirsen” diye dualar edip durmuş.
Ekini kurudu kuruyacak.
Akşam üzeri, son yarım saatte bir yağmur bir bora.
Tüm ekini çürümüş.
O hırsla eve gelmiş, Bir de bakmış ki; eşşeği de yıldırım çarpmış.
Bu olay Erzurumlu’nun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.
Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş.
Ilk gün niyetlenmiş Erzurumlu.
Iftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış.
Ilk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.
—”Nasıl? illet oliysen şimdi degil mi?” demiş ve eklemiş:
—”Ölen eşegi de gurbana saymazsam şerefsizim…”
:8: :8: :8:
Telif Hakları vBulletin v3.6.0 Beta 3 © 2000-2012, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden :
Cagdas