PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : Hz.Ali'nin eşitlikçiliği


okyanus
07-04-2006, 15:26
Hz. Ali halife olunca, hazineye atadığı Ammar'a, kimsenin başka bir kimseden üstün olmadığını bildirip herkese üç dinar vermesini emretti. “Bana bile üç dinar getir” dedi. Ammar, hazineye Ebul Heysem ve birkaç kişiyle gitti. Beytülmalde üçyüz bin dinar bulundu; yüz bin kişiye dağıtıldı. Hiçbir kimsenin öbüründen üstün tutulmaması, bazılarına ağır geldi. Hatta Sehl bin Huneyf bile “Ya Emirülmüminin! Bu, dün benim kölemdi; bugün azat ettim onu! Ona ne verdiysen bana da onu verdin” dedi. Hz. Ali, “Evet sana ne kadar verdiysem, ona da o kadar verdim” dedi.

Talha, Zübeyr, Abdullah bin Ömer, Said bin As ve Mervan, ayrıca Kureyş'ten bazı kimseler de buna razı olmadılar. Velit bin Utbe de bunlardandı. “Osman'ın verdiği kadar vermezsen, seni bırakır, Şam'a gider Muaviye'ye katılırım” dedi. Talha, Zübeyr ve Abdullah, memurlara, “Bunu, siz mi yapıyorsunuz, Emirülmüminin mi?” diye sordular. Memurlar dediler ki: “Biz onun emri olmadan bir şey yapamayız.”

Bunun üzerine, Ali'yi aradılar. Hz. Ali'nin güneş altında, tuttuğu bir işçiyle çalışmakta olduğunu gördüler. “Hava çok sıcak, şuraya gidelim” dediler, bir gölgeliği gösterdiler, Ali, “Peki” dedi, gölgeliğe sığındılar, konuşmaya başladılar. “Bizim Resulullah'a yakınlığımız var, savaşlarda bulunduk. Ne Ömer böyle verirdi, ne Osman. Sen bizi herkesle bir tutuyorsun” dediler.

Hz. Ali, “Benden önce mi Müslüman oldunuz?” diye sordu. “Hayır” dediler. Daha sonra, “Peygamber'e siz mi yakınsınız, ben mi?” diye sordu. “Onun senden daha yakını yok; fakat biz de ona ayak uydurduk, müşriklerle savaştık” dediler. Hz. Ali “Benim kadar mı savaştınız?” dedi. “Hayır” dediler, “Senin gibi savaşan yoktur.”

Bunun üzerine, Hz. Ali “Andolsun Allah'a, benimle işçim arasında bile bir fark gözetmem ben” dedi.

Ertesi günü, Talha'yla Zübery, mescitte bir bucağa oturdular, yanlarına Said bin As ve Zübeyr'in oğlu Abdullah da geldi, Ali'yi kınamaya koyuldular. Bunlar, kendilerine verilen parayı da almamışlardı.

Ammar, “Ali'ye karşı bütün insanlar birleşseler, ben gene elimi ona veririm. Şehadet ederim ki, Peygamber'in, Allah'ın emriyle gönderildiği günden beri, ondan üstün tuttuğu kimseyi bilmiyorum” dedi.

Bu hali duyan Ali, Ammar'la Zübeyr'i ve Talha'yı çağırttı. Konuştular, her ikisi de, “Bizimle konuşmadan niçin bu işi yaptın?” dediler. Bunun üzerine Ali onlara, “Yenbu'da malım var, isterseniz size onları vereyim” dedi. Onlar da kabul etmediler. Kufe ve Basra valiliklerini istediler.

Ali, “Oyunuza başvurmam gerekebilir, benimle kalmanız daha doğru” dedi. Bu söz üzerine Talha ve Zübeyr umre etmek üzere Mekke'ye gideceklerini söylediler. Ali, “Siz umre etmeyi değil, hıyanette bulunmayı kuruyorsunuz. Beyatten dönmeyin, Müslümanların birliğini bozmayın” dedi. İkisi de dönmeyeceklerine dair söz verip onun yanından ayrıldılar. Fakat sözlerinde durmayıp isyan bayrağını çektiler.

Hz. Ali, bu çıkarcıları Camel savaşı ile tepeledi. Fakat Şam Valisi Muaviye'yi ezmek için topladığı ordusu zayıfladı. Sıffın'da Muaviye ile giriştiğ savaşı da kazandı. Yalnız, Harici adı verilen ayrılıkçı anarşistlerin dayatması sonucu, hakeme başvuruldu. Muaviye'nin hakemi Amr İbnül As, Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eşari'yi kandırdı. Bu kandırma olayı şöyle oldu: Amr İbnül As, hakemliklerini üstlendikleri her iki insanın da bu davranışlarıyla ortalığa zarar verdiklerini söyleyerek Musa'yı ikna etti... Bu inanan Musa, parmağındaki yüzüğü çıkararak, “Bu yüzüğü parmağımdan nasıl çıkarıyorsam, Ali'yi de halifelikten öyle alıyorum” dedi ve yüzüğü yere koydu... O anda yüzüğü kaparak parmağına takıveren Amr, “Bu yüzüğü parmağıma nasıl geçiriyorsam Muaviye'yi de halifeliğe öyle geçiriyorum” dedi... Ve Ali'nin halifeliği, bu hiç beklenmeyen aldatmacayla sona ermiş oluyordu. Hakeme başvurulmasını isteyen Hariciler bu sonuçtan Hz. Ali'yi sorumlu tutunca, İmam Ali, onlarla savaşa tutuştu. Nehrivan'da 10 bin civarında Harici öldürüldü. Fakat, başkent Kufe'de 661 yılında bir Harici olan Abdurrahman İbn-i Mülcem, Hz. Ali'yi zehirli kılıçla camide başından yaraladı ve şehadetine sebep oldu.