okyanus
07-04-2006, 15:28
Bütün büyük İslam düşünürleri gibi, Mevlana da Hz. Ali'ye hayran ve bağlıdır. Onu, şöyle anlatıyor:
“Doğruluğu ve güzel işi, Ali'den öğren, Tanrı Arslanı'nı hileden, düzenden arınmış bil. Değil mi ki (ya Ali) sen, o bilgi şehrinin kapısısın. Değil mi ki, dostluk güneşinin ışığısın, ey rahmet kapısı, dengi olmayan Tanrı barigâhı, kapanma, ebedi olarak açık kal... Yiğitlikte Tanrı Arslanı'sın, erlikte ise kimsin, kim bilebilir ki?”
Hz. Ali, Bugün de Semboldür
Hz. Ali, Aleviler tarafından imam bilinip sonsuz bir sevgiyle bağlı olunduğu için, şeriatçılar tarafından tutulmaz. Sıradan bir insan düzeyine indirilmeye çalışılır.
Hz. Ali'nin Peygambere yakınlığı, İslamiyet için yaptıkları, düşünce yapısı görmezlikten gelinir... Bunun dışında; Hz. Ali, Sünnileştirilip, bir molla haline getirilir. Hz. Ali'nin yalnız namaz kılması dikkate alınır; diğer özellikleri unutturulmak istenir.
Hz. Ali; gerek yaşantısı, gerek yaptığı eylemler, gerekse dile getirdiği görüşleri, düşünceleri ile tam bir Alevidir. Alevi felsefesinin ve yaşamının kaynağı Hz. Ali'dir.
Aleviliği bilmeyen bazıları, Aleviliği siyasal amaçlarına araç yapmak isteyen kimi görüşler; Hz. Ali'nin bir Arap olduğunu, 1400 yıl önce yaşayıp öldüğünü, onun başına gelenlerin bugünkü insanları ilgilendirmeyeceğini söylerler. Aleviliği, yalnızca halifelik sorunu ile sınırlı sanan bazıları da, kimin halife olduğu, kimin olmadığı bugün beni ilgilendirmez diyerek geçmişle bağlantısını kopartır. Hatta, Aleviliğin Hz. Ali ile sembolleşmesini bile görmezlikten gelerek onu yok saymaya kalkarlar. Bu, siyasi olarak da, kültürel olarak da, felsefi olarak da Aleviliği çöküşe götürmek isteyen son derece tehlikeli ve yıkıcı bir tutumdur. Böyle düşünenlere, Spartaküs örneğini verelim: Bir Romalı köle olan Spartaküs, kölelerin özgürleşmesi uğruna can vermiştir. Bu, her çağda insanoğlunun saygı duyacağı bir tavırdır. Şimdi bu olay iki bin sene önce olmuştur diye kaldırıp atacak mıyız? Veya, “O Romalı bir adamdı, biz modern dönemin insanıyız. Boş ver onu...” mu diyeceğiz?
Elbette, insanlık bugünlere, bu güzel değerlere, büyük evlatları sayesinde gelmiştir. Onların anılarına ve düşüncelerine sonuna değin sahip çıkacak, o düşünceleri daha geliştirerek, daha güzelleştirerek gelecek kuşaklara aktaracaktır.
Hz. Ali'yi daha tanımadan, onu reddetmeye kalkışanların, aslında insanlığın genel değerlerini reddettiklerini unutmamaları gerekir.
“Doğruluğu ve güzel işi, Ali'den öğren, Tanrı Arslanı'nı hileden, düzenden arınmış bil. Değil mi ki (ya Ali) sen, o bilgi şehrinin kapısısın. Değil mi ki, dostluk güneşinin ışığısın, ey rahmet kapısı, dengi olmayan Tanrı barigâhı, kapanma, ebedi olarak açık kal... Yiğitlikte Tanrı Arslanı'sın, erlikte ise kimsin, kim bilebilir ki?”
Hz. Ali, Bugün de Semboldür
Hz. Ali, Aleviler tarafından imam bilinip sonsuz bir sevgiyle bağlı olunduğu için, şeriatçılar tarafından tutulmaz. Sıradan bir insan düzeyine indirilmeye çalışılır.
Hz. Ali'nin Peygambere yakınlığı, İslamiyet için yaptıkları, düşünce yapısı görmezlikten gelinir... Bunun dışında; Hz. Ali, Sünnileştirilip, bir molla haline getirilir. Hz. Ali'nin yalnız namaz kılması dikkate alınır; diğer özellikleri unutturulmak istenir.
Hz. Ali; gerek yaşantısı, gerek yaptığı eylemler, gerekse dile getirdiği görüşleri, düşünceleri ile tam bir Alevidir. Alevi felsefesinin ve yaşamının kaynağı Hz. Ali'dir.
Aleviliği bilmeyen bazıları, Aleviliği siyasal amaçlarına araç yapmak isteyen kimi görüşler; Hz. Ali'nin bir Arap olduğunu, 1400 yıl önce yaşayıp öldüğünü, onun başına gelenlerin bugünkü insanları ilgilendirmeyeceğini söylerler. Aleviliği, yalnızca halifelik sorunu ile sınırlı sanan bazıları da, kimin halife olduğu, kimin olmadığı bugün beni ilgilendirmez diyerek geçmişle bağlantısını kopartır. Hatta, Aleviliğin Hz. Ali ile sembolleşmesini bile görmezlikten gelerek onu yok saymaya kalkarlar. Bu, siyasi olarak da, kültürel olarak da, felsefi olarak da Aleviliği çöküşe götürmek isteyen son derece tehlikeli ve yıkıcı bir tutumdur. Böyle düşünenlere, Spartaküs örneğini verelim: Bir Romalı köle olan Spartaküs, kölelerin özgürleşmesi uğruna can vermiştir. Bu, her çağda insanoğlunun saygı duyacağı bir tavırdır. Şimdi bu olay iki bin sene önce olmuştur diye kaldırıp atacak mıyız? Veya, “O Romalı bir adamdı, biz modern dönemin insanıyız. Boş ver onu...” mu diyeceğiz?
Elbette, insanlık bugünlere, bu güzel değerlere, büyük evlatları sayesinde gelmiştir. Onların anılarına ve düşüncelerine sonuna değin sahip çıkacak, o düşünceleri daha geliştirerek, daha güzelleştirerek gelecek kuşaklara aktaracaktır.
Hz. Ali'yi daha tanımadan, onu reddetmeye kalkışanların, aslında insanlığın genel değerlerini reddettiklerini unutmamaları gerekir.