PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : Sana Bakmak


gamze
07-09-2006, 12:11
Her şey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin uçurtma mesela
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine.

Bir beyaz kağıda
Her şey yazılabilir
Senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
Her şeyden
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden açan soran bere budak yok
Bir şiir istersin
"İçinde benzetmeler olan"
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel bir şey yok

Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluk
Her şeyi anlattım
Olan olmayan acıtan sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine

Sana bakmak
Suya bakmaktır
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır

Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvanlar değil tüccarlardır
Sen öyle göz
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
Sana şiir yazmak ahmaklıktır

Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar

Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz

Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır
Her şey olmaya hazır
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak
Bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allah'a inanmaktır
...

Yılmaz Erdoğan

okyanus
07-10-2006, 04:07
bi de ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim...

gamze
07-10-2006, 04:54
Soguk ve sehirlerarasi
Otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haslama
yeme ihtimalini sevdim.

Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yasanirdi o
zaman) özlemeye basladim herkesi... Ve bu hasret öyle
uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye basladim
sonra...

Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi...
Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani...

Yumurta kokan arkadaslarla paylasilan
kahverengi siralarda, solculuk oynamaya basladik...
Ben doktor
oluyordum sen hemsire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu,
pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir
Türkçe'yle... Agbilerimizden ögrendik, S harfinden
orak çekiç figürleri türetmeyi...

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu.
Ve kapali mekanlarda sevismeyi öneriyordu
haber bültenleri...
Oysa Ankara'da hiç sevismedim ben.
Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim...
(Sinifça gidilen pikniklerde kiçimiza batan platonik
dikenleri saymazsak...)
Ankara'ya usul usul kursun yagiyordu... Ve belli bir
saatten sonra sokaga çikmamayi öneriyordu haber
bültenleri... Oysa hiç kursun yaram olmadi benim...
Ve hiçbir mahkeme tutanaginda geçmedi adim...
Çatismalarin ortasinda sevimli bir çocuk yüzüydüm
sadece...


Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama
sen yoktun.. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini
seviyordum, suni teneffüs saatlerinde... Okul servisi
seni hep zamansiz, amansizca bir lojman griligine
götürüyordu... Ben, senin benimle Tunali Hilmi
Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum...

Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sicagi topraga çekiyordu tenimin çatlamaya hazir
Gevrekligini... Sonra otobüs oluyordum,
kirik yarik yollarin çare bilmez sürgünü...
Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum Mus
ovasinin yalanci maviligini... Otobüs oluyordum bir
süre... Yanimizdan geçen kara trenlerle yarisiyordum,
yanagim otobüs caminin garantisinde...
Otobüs oluyordum... Bir ülkeden bir iç ülkeye...
Çocukluguma yaklastikça büyüyordum...

Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin
listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobüsten...
Çarsidan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün
en kisa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu
kosuyordum... Çünkü sonunda annem oluyordum babam
kokuyordum sonunda...

Soguk ve sehirlerarasi otobüslerde vazgeçtim,
çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvalti salonunda...
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi)
bir yol üstü lokantasinda...
Ben seninle, Agri dagina mistik ve demli bir çay
kivaminda bakan Dogubeyazit'in herhangi bir toprak
daminda...
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
cografyasinda olma ihtimalini sevdim...

Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim !


Yilmaz ERDOĞAN

okyanus
07-10-2006, 05:01
pekte hızlıymış
teşekkürler hemşom ;)

gamze
07-10-2006, 05:08
pekte hızlıymış
teşekkürler hemşom ;)

eee hemşom isterse yapmazmıyız..

maaşımın hakkını vermem gerek:18:

okyanus
07-10-2006, 05:35
eee hemşom isterse yapmazmıyız..

maaşımın hakkını vermem gerek:18:
efferin kız sana :47:

pembe_saçlı_kız
07-12-2006, 03:18
AŞK HAYATI

Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın tenini yakmasıydı
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasıydı...

"Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu

yılmaz erdoğan

glyld®m
07-12-2006, 03:34
AŞK HAYATI

Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
.......

yılmaz erdoğan

ewet canım gülüşün de çok sewer
saolasın ;)

pembe_saçlı_kız
07-12-2006, 08:27
bu iki cümle uzatılsa şimdi ne çok hüzün çıkar bir bilsen...!

hep böyle olmadı mı zaten:

sevmek gibi geldi herşey
sevmek gibi gitti kadın....

herşey geldiğinde kadın hep gitti
kadın her gittiğinde herşey geldi

herşey
ve
kadın
bu sebepten hiç uyuşmadı...

kadın hep hiçbirşeye denk geldi

nurgül
07-12-2006, 14:30
Bu ne güzel sözler güzellikler,
kadın olmak bu kadar güzel iken bir o kadarda zordur.
Kadını kadın yapan eridir
Eri vezir eden de rezil edende kadındır..
Emininki sizler rezil deyil vezir edersiniz bu güzel alıntıda olsa dizelerle.
Hepinize sevgiler

pembe_saçlı_kız
07-16-2006, 01:13
SUSUŞTU YÜZÜN

bir ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun...

ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri

mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak
üstünde ilkbahar bir entari;
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...

yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?...

YILMAZ ERDOĞAN