PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : ABD Atatürk'e Neden Düşman?


CEYHAN
10-20-2006, 01:02
ABD Atatürk'e Neden Düşman?
Ahmet Taner KIŞLALI
Önceki yazımda bazı somut bilgiler vardır.
ABD'li bazı "servis"lerin, Türkiye'ye yönelik çabaları ile ilgili bilgilerdi
bunlar. Atatürk'ü ve Kemalizmi yıkmak için gösterilen çabalar yan yana
geldiğinde, ortaya yadsınamayacak bir tablo çıkıyordu. Ama bu tabloya
eklenecek, birkaç fırça darbesi daha kalmıştı.
Varan bir:
"CIA İstasyon Şefi" Paul Henze, 1933 yılında bir rapor hazırlıyor : "21.
Yüzyıla Doğru Türkiye". Ve şu "sav"ları savunuyor :
Atatürk ilkeleri soğuk savaş döneminde görevini yapmıştır; ama "yeni dünya
düzeni" ile birlikte gerekliliği de kalmamıştır. "Klasik Atatürkçülük"
ölmüştür..Aydınların imam-hatip okulları konusundaki endişeleri yersizdir.
İran ve Arap parası ile desteklenen köktendincilik, Türkiye için ciddi bir
tehlike değildir..
Atatürk'e "deccal" diyen Said-i Nursi ve Nurcular ilericidir..Nakşibendiler
geriye dönük değillerdir; Orta Asya Türk cumhuriyetleri ile bağlantıyı
sağlayabilirler..
Varan iki:
Samuel Hungtington gibi "bazı" ABD'li yazarlar, Kemalizme karşı "Ilımlı
İslam"a sahip çıkıyorlar.Türkiye'nin Batı ile bütünleşmesini
istemiyorlar.Türkiye'nin "yeni dünya düzeni" içindeki yerinin "Ilımlı İslam"
olması grektiğini düşünüyorlar. Batının çıkarının bunu gerektirdiğini
savunuyorlar..
Varan üç:
CIA Türkiye ve Ortadoğu Şeflerinden Graham Fuller de, üç yıl önce bir
Türkiye raporu hazırlanıyor..Ve özellikle "Kürt sorunu"na el atıyor:
Irak'ın "üniter" yapısını koruması ABD çıkarlarına uygun değildir. Türkiye
Kürtlere özerklik verirse, Kuzey Irak'taki Kürtlerle bir bütünleşme
gerçekleşebilir. En kötü şey, Türkiye'nin Irak'a yakınlaşmasıdır.
Şimdi gelelim sorunun yanıtına: ABD "servis"leri Atatürk'e niçin düşman?
Bunun dört temel nedeni var.
Birincisi..
Laik- demokratik Kemalist model, "ihraç" etmeye elverişli değildir. Türkiye'ni
toplumsal kültürel altyapısına sahip bulunmayan İslam ülkeleri bu modeli
uygulayamazlar. "Ilımlı İslam" ile bütünleşmiş, yarı çağdaş bir Türkiye, ABD
çıkarlarına daha uygundur!
Üstelik, petrol zengini Ortadoğu ülkelerindeki çağdışı rejimlerin varlığını
koruması açısından, Kemalist model tehlikeli bir örnektir. Bu rejimlerin
varlığı, Amerikan çıkarlarının güvencesidir!
İkincisi..
Kemalizmin temelinde ulusal birlik ve tam bağımsızlık ilkeleri vardır. Bu
ise, ABD'nin ve genel olarak Batının çıkarlarına terstir. Türkiye ne
yıkılmalı, ama ne de bağımsız hareket edebilecek kadar güçlenmelidir.
Türkiye Ortadoğuda büyük bir güç olmamalıdır!
Üçüncüsü..
Türkiye'nin Kürtlere özerklik vermesi, giderek federasyonu peşinden getirir.
Bir adım sonrası ise, komşu devletlerin de parçalanması ile "bağımsız" bir
Kürt devletinin oluşturulmasıdır. Her zaman ABD'ye muhtaç böyle bir devlet,
Amerikan çıkarları için en iyi çözümdür. Ama bu formülün uygulanabilmesi
için ilk koşul, Türkiye'de Atatürk'ün ve ilkelerinin yıkılmasıdır!
Dördüncüsü..
Yeni dünya düzeninde, uluslar arası sermayenin karşısında kalan tek engel
"ulusal devlet"tir. Türkiye'de Atatürk yıkılmadan ulusal devletin
yıkılamayacağı ise bir gerçektir!
1994 Aralığında, Yeni Demokrasi Hareketi kurulurken çıkan bir yazım şöyle
noktalanıyordu:
"Özal -12 Eylül sayesinde- boşaltılmış bir meydanda işe başamıştı.."Dört
eğilimi" birleştirip, ABD'nin çizdiği yolda kararlılıkla yürüdü. Ama bugün
artık ne dünya o günün dinyası ne de Türkiye o günün Türkiyesi..Özal öldü,
yaşasın Boyner!.. Doğru isim, yanlış zaman.. Ve tarihi, isimler değil
"zaman"lar belirler!.."
Suç, bir buçuk yılda tükenen Boyner'de değil, "zaman"da !
Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor!..