kemalist
07-19-2006, 08:00
Ben yapılan her şeyi takdir etmekle birlikte, hala köyün adını taşıyan ve en önemli simgelerinden biri olan İMİR DEDE nin de bu sitede hak ettiği yeri almasını istiyor ve bekliyorum. Sizler ne dersiniz ....
İmir Dede ile ilgili resimlerim var. Ama birde kaynak olması gerekiyor.
Kimdir, nerden gelir....
Bunlarıda siz büyüklerimizden bekliyoruz...
İmir Dede ile ilgili resimlerim var. Ama birde kaynak olması gerekiyor.
Kimdir, nerden gelir....
Bunlarıda siz büyüklerimizden bekliyoruz...
Bu konuda sadece şunu söyleyebilirim Niyaz Babanın babalık postu Niyaz Babadan sonra Cüneyit Babaya,Cüneyit Babadaki babalık postu Cüneyit Babadan sonra İmir Babaya gelmiş.(İmir Baba diye özellikle yazdım.)Detaylı bilgiler daha sonra.
wenge_yeno
08-16-2006, 16:20
bizlerle de paylaşırsanız bu bilgileri çok seviniriz...
kemalist
10-19-2006, 05:19
İMİR DEDE
Değerli Dostlar
Madem İmir Dede için bir sayfa açtık, boş kalmasına gönlüm razı olmadı bildiğimiz-öğrendiğimiz kadarını yazalım ki bilmeyenler öğrensin. İlave bilgisi olanlar da eklesin istedim.
Hem kendim, hem de birçok dostumdan rica edip, çok sayıda kütüphane, kitap, Internet vs. ortamlarında araştırma yapılmasına rağmen, İMİR DEDE yada İmir Baba hakkında maalesef herhangi bir bilgiye ulaşılamadı. Bu nedenle köyümüzün büyükleri, bu konuda bilgisi ve ilgisi olanlardan bazıları ile yaptığım görüşmeler sonucunda elde ettiğim bilgileri buraya aktararak sizlerle paylaşıyorum.
Birinci rivayet ; Köyümüzde ve bölgesel olarak bilinen adı ile İMİR DEDE, Dost arkadaşımızın dikkat çektiği gibi öncelikle BABA olarak adlandırılması lazımdı. Osmanlı döneminde Alevilerle ilgili yürütülen siyaset ve bilinçli uzaklaştırma ( özellikle Horasandan gelen erenlerle Şah İsmail devletinin yakınlaşmasından korkularak ) ve Yavuz Sultan Selim zamanındaki saldırılar nedeniyle, ulaşılması güç ve dağların aralarında yerleşmiş Alevilerin büyüklerinden olduğu, ( burada şu saptamayı yapmadan geçemeyeceğim; bugün bile bakıldığında hala alevi köyleri, sonradan yerleşinler hariç, uzak, ulaşılması güç ve dağlar–taşlar arasındadır. ) Niyaz Babanın ölümünden sonra Cüneyit Baba’ya geçen Babalık postunun , onun ölümünden sonra da İmir Baba’ya geçtiğidir. Bu mantıkla baktığımızda da, silsilenin Niyaz Baba, Cüneyit Baba ve İmir Baba olarak seyrettiğini, ulaşılma ve tehlikeyle ilgili riskinde en büyükte daha az olduğunu görebiliriz.
İkinci olarak ; Ben yaşım itibari ile hatırlamıyorum. Ancak, köyün şu anki mevcut yolu yapılmadan önce, köy yolu Çifteler mevkiinden yamaçlardan, Köy tarlasının altından, okulun alt tarafından yani sürekli yamaçların eteklerinden, dereden uzakta geçermiş, köprü olmaması ve iklim şartları nedeniyle bolca gelen sellerden korunmak için sanırım böyle bir güzergah çizilmiş. Tam da bu seller ve sular içerisinde şu anki İMİR DEDE mevkiinde, seller her tarafı yıkıp, geçerken, çayın tam ortasında, üzerinde mezar olan küçük tepecik, sellerin bütün saldırısına rağmen yılmadan-yıkılmadan, orda durur, her tarafı yıkan seller bu mezara hiçbir şey yapmazmış. Daha sonra bu mezar yapılarak türbeye dönüştürüldü.
İşte burada karşımıza iki hikaye çıkıyor ki ; büyüklerimiz bunu “KENDİNİ GÖSTERME” olarak adlandırıyor.
1. Cem yapmak devletçe yasaklanmış olduğundan, gizlice ve aşırı tedbirlerle yapılıyordu. Yine böyle bir Cem Hazırlığını haber alan ( haberi verenlerle ilgili değişik söylemler var ) Kaymakamlık hava kararınca gizlice baskın yapılması için bir müfreze askeri köye gönderir. Ancak yukarıda anlattığım yoldan, çiftelerden itibaren biraz ilerleyen askerler, önlerindeki azgın akan sular, yukarıdaki sarp kayalardan geçemezler, bir aşağı bir yukarı ne sular ne kayalar geçit vermez ve geri ilçeye dönerler. Ertesi gün Cem ile ilgili olarak soruşturma yapmak üzere köye gelen askerlerin başındaki komutan gördükleri karşısında şok olur. Çünkü ne geçit vermez kayalar ne de azgın akan sular yoktur. Bunun üzerine “BURADA BÜYÜK BİR İNSAN VAR , O SİZİ KORUYOR, O VARKEN HİÇ KORKMAYIN SİZE BİŞEY OLMAZ “ der. Köylüler de İMİR DEDE ‘yi kendisine anlatırlar.
2. Halen kullanılmakta olan köy yolu yapımı aşamasında, yol yapımında görevli mühendis ya da müteahhit, İMİR DEDE türbesinin olduğu yerdeki o zamanlar mezar halindedir, yolu mezarın olduğu yerden geçirmek ister. Ancak köyümüzden olup da yol yapımında çalışanlar başta olmak üzere bilenler ve inananlar karşı çıkar, belli ki iman ve itikat sahibi olmayan bu şahıs ısrar eder yolu oradan geçirmeye. Tabi gece kaldığı otel odasında ertesi gün cenazesi bulunur. Bu durumdan ders alınması üzerine, yol mezarı kurtaracak şekilde virajla geçilir. Son yapılan köprü biraz düzeltti. Eskiden orası tam bir Z çiziyordu. İlerleyen yıllarda başlangıçtaki mezar önce küçük bir kulübeye. Daha sonrada da katkılarla ( Katkıları olan herkese teşekkürler ) bugünkü görünümüne kavuştu.
Hakkında söylenen rivayetler ne olursa olsun neticede. Büyüklüğünden sual olunmayan bir büyüğümüzdür İMİR DEDE …
Allah Toprağını Bol, Ruhunu Şad eylesin…
sagolasın hasan abi paylaşımın için teşekkürler
İmirdede den bir kaç fotaraf
kemalist
12-05-2006, 03:17
haydar kardeş eline sağlık, daha yakın görüntüler yokmuydu... onlarıda eklersen sevinirim. birde burayı acaba özel bir baslık altında yeniden mi açsak, ( bu da yötecimize tabiki :) )